
Her eylül, okul koridorlarında o
tanıdık telaş yeniden canlanır. Yeni defterlerin kokusu, özenle ütülenmiş okul
kıyafetleri, ilk günün heyecanı ve zihinlerde uçuşan onlarca soru işareti… Bir
okulun kapısından içeri adım atmak, yalnızca dersliklere girmek değildir aynı
zamanda hayatın yepyeni bir evresine, keşfedilmeyi bekleyen taze bir hikâyeye
"merhaba" demektir.
Bu kapıdan içeri giren her öğrencimiz ve onları sevgiyle
uğurlayan her velimiz için bu dönemin ne kadar derin duygular barındırdığını
çok iyi biliyorum. (15 yıl oldu, dile kolay.) Gözlerdeki o ışıltılı heyecanın hemen ardında,
hafif bir tedirginliğin ve "Acaba her şey yolunda gidecek mi?"
sorusunun fısıltısını duymak mümkün.
Bugün sizlere, bir eğitim yöneticisi olmanın ötesinde bu
yolculuklara defalarca şahitlik etmiş, kalbi sizinle aynı ritimde atan bir yol
arkadaşı olarak seslenmek istiyorum: Yalnız değilsiniz ve her şey sandığınızdan çok daha
güzel olacak.

Sevgili Gençler ve Kıymetli Öğrencilerim,
Yeni bir ortama girmek her zaman cesaret ister. "Arkadaşlarım
beni sevecek mi?", "Dersler çok mu zor olacak?", "Ya yapamazsam,
ya hata yaparsam?" gibi düşüncelerin aklınızdan geçmesi son derece
doğal. Hatta size küçük bir sır vereyim: Bu hisler sadece size özgü değil! Yan
sıranızda oturan arkadaşınız da tam olarak sizin hissettiklerinizi hissediyor.
Önünüzde tertemiz, bembeyaz bir sayfa duruyor.
Geçmişteki eksikler, önceki yılların yorgunlukları ya da "yapamadım"
dedikleriniz geride kaldı. Şimdi kendi hikayenizi yeniden yazma zamanı.
Bu yolda mükemmel olmak zorunda değilsiniz!
Okul, zaten her şeyi bildiğiniz için geldiğiniz bir yer değil! Bilmediklerinizi
güvenle keşfetmeniz, hata yapmaktan korkmadan denemeniz için var. Yanlış bir
cevap, doğruya giden en sağlam basamaktır.
Bu yolda kendi hızınıza güvenin! Herkesin
çiçek açma mevsimi farklıdır. Kendinizi kimseyle kıyaslamadan, her gün
dünkünden bir adım daha ileri gitmeyi hedefleyin.
Bu yolda birbirinize alan açın! Yanınızdaki
arkadaşınıza uzatacağınız bir tebessüm ya da bir "Merhaba", yıllar
boyu sürecek sarsılmaz bir dostluğun ilk tohumu olabilir.
Bu koridorlar sadece ders dinleyeceğiniz yerler değil yeteneklerinizi
fark edeceğiniz, fikirlerinizi özgürce ifade edeceğiniz ve hayatı öğreneceğiniz
güvenli alanınızdır.

Kıymetli Velilerimiz,
Evlatlarınızı bizlere emanet ederken hissettiğiniz o
tatlı burukluğu, koruma içgüdüsünü ve zihninizdeki onlarca kaygıyı tüm kalbimle
anlıyorum. Bir çocuğun büyümesine tanıklık etmek, aynı zamanda onun kendi
ayakları üzerinde durmasına izin verme sanatıdır.
Bazen onlar adına her engeli kaldırmak, her zorluğu
önceden çözmek isteyebilirsiniz. Ancak unutmayalım ki çocukların direnç
kazanması, kendi küçük pürüzleriyle yüzleşip onları aşabilmeleriyle mümkündür.
Tavsiyem! Endişeyi değil, güveni hissettirin.
Çocuklar bizim kelimelerimizden çok, taşıdığımız duyguları okurlar. Sizin
okula, sisteme ve en önemlisi ona duyduğunuz güven, onun en büyük sığınağı
olacaktır.
Tavsiyem! Süreç odaklı sorular sorun.
Okuldan döndüğünde "Bugün kaç aldın?" yerine "Bugün
seni en çok ne güldürdü?", "Yeni öğrendiğin en ilginç şey
neydi?" diye sormak, onun okul algısını sınav stresinden çıkarıp bir
yaşam deneyimine dönüştürür.
Temennim. Büyük bir aile olmak. Eğitim, okul ve ailenin aynı dili konuştuğu,
aynı yöne baktığı bir ortaklıktır. Bir pürüz hissettiğinizde kapımızın,
zihnimizin ve kalbimizin sizlere her zaman açık olduğunu bilin.
Yeni bir başlangıç, geleceğe atılan en umut dolu
adımdır. Karşılaşacağımız dönemeçler, aşmamız gereken yokuşlar elbette olacak. Fakat
sevgi, sabır ve güvenle aşılamayacak hiçbir engel yok.
Gözlerinizdeki umudun hiç solmadığı, dostlukların
pekiştiği, her yeni günün zihninize ve kalbinize yeni pencereler açtığı harika
bir eğitim yolculuğu diliyorum.
Aramıza hoş geldiniz; iyi ki geldiniz!
0 Yorumlar